Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
"kendime" poems
lâtin steplerinde doğarken iki cümle logo’ya adam asıyordu gözlüklü tilki federasyonu ben de aynı ilacı yazıyordum kendime vitamin niyetine aç karnına düzenli düzenliydim hatta düzenliydik ercan’la çıktı konusunda tanrı şahittir gripli resim asmadık gökyüzüne delisin oğlum derdi maximum olanından hem de prezentabl bulutlardık tepeden tırnağa manikürlü ufukta kızıl bir şal yolladık nihayet dank etti tilkinin kafasına gözüpek aslanlardık ya saldırıp antilop sürüsüne meyle günahlandık kimi kimiyse eksildik bir savaşta şimdiler’de deri işinde ercü bense sökemedim türkçe’yi henüz geniş plâtolu steplerde kimse bilmedi kim oldugumuzu nerde ve nasıl solduğumuzu adımıza curriculum vitae soyadımıza yok yazdı ceo’lar
0
Feb 19, 2019
Feb 19, 2019 at 1:56 PM UTC
Curriculum Vitae
Bu sabah ne kadar sıkıcı pencereden bakmak midesi bulanık hava hamile martılar siren sesi ve yağ kokusu komşuda sıkıcıyız bu sabah kibirli ve kızgın ve ağlamak üzere aynı anda aynı anda düzüşmekte kediler cünup akmakta trabzandan merdiven viskiyle yıkanmalı artık ve infial mevzubahis parkta iki ergen dudak dudağa öpüştü önce sonra gülüştüler erkek olan tokatı patlattı diğer erkek ağlamadı bile ne tuhaf sosyalleşemiyoruz artık yarıçıplak kadın resimleri her yerde var onlar radyo, televizyon ve gazeteler işkence gibi sıkıcı hayat fasikülleniyor ruhuma leş kokuyor ağzım oral faaliyetten kıçı açık uyuyor gina yatakta ve ve pembe ceket almalıyım kendime ve pamuk şeker geceye sevişmek istiyorum yine ve içmek şarap sigara ve yumruk atmak göğün taşaklarına işe ve rahatla! yazmak camın buğusuna ne kadar sıkıcı bu sabah ve hayat ona keza aldanış ve faturası ipine güven olmaz kuyular boşanan çiftler ve boşalamayanlar hırsızlar, pezevenkler ve cinayet skeçleri ve çocuklar dahi planı yaradanın bi’ onlar geliyor hakkından tanrının... Vaha
0
Feb 5, 2019
Feb 5, 2019 at 10:09 AM UTC
Kıyamet Sabahı
yorgunum angel evet evet yorgun buzul şakalarına gülemiyorum dahi antartika'nın sırtımdaki kılıçlara kurşun dökeceklermiş düşmeyi rahatlatmak için bardakta çekin bari :) bak yine sancı girdi geçmiş günlere her ne hal gazi konsepti reva görülse de randevu veremiyorum sırada ısrar edene halbuki okyanus suyundan tarhana cape town gecelerinden taze soğan olsa, gelicem kendime budapeşte sokaklarından poster poster sevişicem sonra bir alana, bir bedava takvim kızı, kapak kızı patron hediyeli papaz kızı tril tril mevsimlik gülecek moher sırtımda ama lakin ve fakat solgunum angel evet evet solgun stokholm sendromu bu biliyorum.. kurşunu kendi doldurduğum verip colt'u ele hedefe kaz gibi oturduğum..
0
Apr 12, 2019
Apr 12, 2019 at 8:15 AM UTC
Gülüş Zamanı
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
0
Apr 2, 2020
Apr 2, 2020 at 6:57 AM UTC
Seraglio Özeti
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
Continue reading...
76