Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
hergün yazıyorsun diyordu *** bir iş bul kendine seni kimse okumaz bu saçma hikayen de karnımızı doyurmaz ütü işinde becerikliydi koca götlü daphne sürekli geriye atardı saçımı zekamla birlikte üzüm misali karardım 3-5 yıl sonra kırmızı bir araba geldi günün birinde long island’dan kocaman gözlükleri vardı beyaz önlüklü gergedanların karga tulumba severmiş gibi bileklerim bağlı sedye tarlasında buldum kendimi güney cepheden yağmur yağıyordu ve saat 3 yönüne dönüyorduk her köşe başından ve hep aynı resim aynı dişti ağızdan fırlayan macun reklamı olduğunu anlamamıştım ama sonra hatırladım tabii süt şişesi kalınlığında hemşire kepinden tanımıştım kaba etime zerk ettiğinde iğne olduğunu sonra bana abuk sabuk şekiller gösterdiler gri bir odada sürekli soruyordu dolma burun bu ne bu ne peki bu ne ya bu ne hep aynı cevabı veriyordum çaydanlık çaydanlık! yemekler oldukça kötüydü beyazlar da öyle ama dostlar onlar prima mc.allison vardı b blokta acayip severdim güvercin beslermiş o zaman büyükçe bir parti vermiş birgün ve kuşları zehirlemiş down town sheriff’i bile gelmiş düşünsene hayli keyifli geçmiş gece sabaha karşı herkes hastanede 40 ölü var diyordu gülerek 20 güvercinle 40 domuz vurdum deli herhalde diyordum içimden sahi ben neden buradayım altıma kaçırıyordum mütemadiyen hergün temiz çarşaf hergün ters yüz yatak 1yıl sonra kurul toplandı her yerde çaydanlık resmi vardı tuhafıma gitmiş sormuştum bunlar ne diye hepsi ayrı ayrı dizayn edilmiş ve hepsi farklı keyif köşede olana takıldı gözüm soruları sularken ama sürekli o çaydanlığa bakıyordum sonra anladım görüyordum çaydanlıktan akıyordu beynime daphne ve maalesef yanık tütüyordu çenesi *** iş bul iş bul der gibi kuzineden sarkan dili...
0
Mar 16, 2019
Mar 16, 2019 at 11:40 AM UTC
Bir Delinin Günlükleri
hergün yazıyorsun diyordu *** bir iş bul kendine seni kimse okumaz bu saçma hikayen de karnımızı doyurmaz ütü işinde becerikliydi koca götlü daphne sürekli geriye atardı saçımı zekamla birlikte üzüm misali karardım 3-5 yıl sonra kırmızı bir araba geldi günün birinde long island’dan kocaman gözlükleri vardı beyaz önlüklü gergedanların karga tulumba severmiş gibi bileklerim bağlı sedye tarlasında buldum kendimi güney cepheden yağmur yağıyordu ve saat 3 yönüne dönüyorduk her köşe başından ve hep aynı resim aynı dişti ağızdan fırlayan macun reklamı olduğunu anlamamıştım ama sonra hatırladım tabii süt şişesi kalınlığında hemşire kepinden tanımıştım kaba etime zerk ettiğinde iğne olduğunu sonra bana abuk sabuk şekiller gösterdiler gri bir odada sürekli soruyordu dolma burun bu ne bu ne peki bu ne ya bu ne hep aynı cevabı veriyordum çaydanlık çaydanlık! yemekler oldukça kötüydü beyazlar da öyle ama dostlar onlar prima mc.allison vardı b blokta acayip severdim güvercin beslermiş o zaman büyükçe bir parti vermiş birgün ve kuşları zehirlemiş down town sheriff’i bile gelmiş düşünsene hayli keyifli geçmiş gece sabaha karşı herkes hastanede 40 ölü var diyordu gülerek 20 güvercinle 40 domuz vurdum deli herhalde diyordum içimden sahi ben neden buradayım altıma kaçırıyordum mütemadiyen hergün temiz çarşaf hergün ters yüz yatak 1yıl sonra kurul toplandı her yerde çaydanlık resmi vardı tuhafıma gitmiş sormuştum bunlar ne diye hepsi ayrı ayrı dizayn edilmiş ve hepsi farklı keyif köşede olana takıldı gözüm soruları sularken ama sürekli o çaydanlığa bakıyordum sonra anladım görüyordum çaydanlıktan akıyordu beynime daphne ve maalesef yanık tütüyordu çenesi *** iş bul iş bul der gibi kuzineden sarkan dili...
Vaha
Written by
55/M/Turkey
Mar 16, 2019
Mar 16, 2019 at 11:40 AM UTC
Request permission to use this poem