Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
Vaha
Vaha
55/M/Turkey Hello from Turkey, I'm a poem lover.. But my English is not enough for write.
mümkün mü unutmak tebessümün davetkar çığlığını itiraf etmeliyim ki şiddetli yağan yılların ardından bile hala sıcak ve aloe vera tazeliğinde belimden beline boşalan yağmur damlacıkları eritsek bitter tadında güneşi ibraya çağırıp sıcak çikolata nefasetinde bir kaşık sen bir ben yalayarak gökteki siyah bulutları banyo aynasında mı hala selfie'miz hala mavi miyim gözlerinde perili köşk sen parliament gece ben uzun değil artık saçlarım sezar yüzünden alesia'ya gitmem gerekti getorix'e örmek için kalın duvarlar gözüm kara, sözüm har patakladım hergeleyi de kapalıydı dudağından dudağıma çıkan bütün yollar yaşlandım biraz ben ya sen hala fit misin dağ, dere, ova papatya mı hala rengin avuçlasam yüzünü seviyo, sevmiyo diye nereye çıkar bahtımız söylesene pirinç tanesi söyle de yeniden açsın kal.. çiçeklerimiz
0
May 25, 2020
May 25, 2020 at 5:32 AM UTC
Kal Çiçekleri
sokaklar İrma değil gittin gideli ne tuhaf dün gibi ** çakallı zaman halbuki ** bir çakalmış selfy baktıkça pişmanlığı ısıran yapışsaydım koluna gitme kal diye keşke kalır mıydı muamma colour colour bakışır mıydık sen yeşil, ben mavi biliyorum uygunsuz huzursuzluktan bu espri ne tuhaf hiç gülemedim şu an tebessüm bile çoktu bize hatta medikal sanrı ne gam ki her şeyi biliyordu tanrı içten bir dua bekledi kim bilir bilemedik son tahlilde bağlandı dilimiz kuru dudaktan musonlu geceye ve... saklandı en şatafatlı arzuhal elma dersem çık armut dersem yerine filvaki psikoloji yalnız bir tay past time'lı cümleleri yelesinden savuran ve ben sadece seyredebiliyorum mecalsizlikten şaha kalkacak biliyorum heveslense kalem kıracak bu anlamsız soğuğu ve koşacak steplerimde kalp yılkısı dudaktan kalbe doğru
0
May 17, 2020
May 17, 2020 at 3:48 AM UTC
Dudaktan Kalbe Doğru
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
0
Apr 2, 2020
Apr 2, 2020 at 6:57 AM UTC
Seraglio Özeti
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
Continue reading...
76
geldin mi. dedi rüzgar yelesi’nden kavrayıp kır atı meçhule kanama bu ihtirasların ilişme. dedi bulut biraz nefes alsın biter geri dönünce çekilir damardan nevrotik ızdırapları bir damla bıraktı yağmur terli dudaklarına gülüyordu miğferine şimşek iniverdi yere baktı yüzüne Sezar’ın gördün mü. dedi yeşiller al’a döndü sen gelince ne kadar üzgün Alesia duymuyordu Galia fatihi sürdü atı o hızla görmüş gibi Getorix’i parlayan gladius’unda dur! dedi ölüm bu kadar kafi yeter bastığın Zile geldin gördün yendin oysa hançer kadar kısa hayat hançere’nde bileylediğin Memory of Julius Gaius Caesar..
0
Mar 25, 2020
Mar 25, 2020 at 11:37 PM UTC
Veni Vidi Vici
son sayfayı okumadan aşk romanı almayın.. ilk sayfaların heyecan ve endorfin salgıladığı doğru olmakla birlikte bir süre sonra sadece akışkanlıkla ilgili sıkıcı bir alışkanlık haline büründüğü bilimsel tespitlere dayandığından sık sık endişeye gider hatta yatıya kalırsınız ruh halinizi tahrip eden bulguların gerçekliğinde kriminal deliller sizi hayattan soğutur ve sırça bir hapishanede o romanı tekrar tekrar okur keşkelerin keşkek sütlerin kaymak tuttuğu sayfaları göz yaşıyla yıkarsınız süreğen ve olağan bu kısır döngü duygusal bir boşlukta kraliyet mensubu olarak algıladığınız bir sırtlanın sihirli sözlerine hapsedebilir kaybedecek birşeyi olmayan insanların dolçe vita ruhları birkaç mailden sonra görüntülü açılımların kapısını aralar sahte mimiklerin açık çeklerine keşideci olduğunuzda garsonyer ya da duvarları buzdan otel odalarının kapısını aralar şiirlerin etkisini doya doya yaşar hatta bir süre bu trajik sayfadan ayrılamazsınız fakat bıkkınlık duygusu suratlardan irin olup akmaya başladığında en başından hazırlanmış elveda mektupları planlı bir şekilde satır aralarına yansır son bir diyalog can havliyle kurtulmak isterken kaybedecek neyim vardı tarafı mor puantiyeli çürüklere düçar eder ve zamanla ve daha da zamanla ve günlerden bir zamanla felakete uğrattığınız insanı mumla ararsınız can vermediyseniz kalbinde bal damlıyor demektir kadersel çizginize
0
Mar 19, 2020
Mar 19, 2020 at 3:46 AM UTC
Karma
son sayfayı okumadan aşk romanı almayın.. ilk sayfaların heyecan ve endorfin salgıladığı doğru olmakla birlikte bir süre sonra sadece akışkanlıkla ilgili sıkıcı bir alışkanlık haline büründüğü bilimsel tespitlere dayandığından sık sık endişeye gider hatta yatıya kalırsınız ruh halinizi tahrip eden bulguların gerçekliğinde kriminal deliller sizi hayattan soğutur ve sırça bir hapishanede o romanı tekrar tekrar okur keşkelerin keşkek sütlerin kaymak tuttuğu sayfaları göz yaşıyla yıkarsınız süreğen ve olağan bu kısır döngü duygusal bir boşlukta kraliyet mensubu olarak algıladığınız bir sırtlanın sihirli sözlerine hapsedebilir kaybedecek birşeyi olmayan insanların dolçe vita ruhları birkaç mailden sonra görüntülü açılımların kapısını aralar sahte mimiklerin açık çeklerine keşideci olduğunuzda garsonyer ya da duvarları buzdan otel odalarının kapısını aralar şiirlerin etkisini doya doya yaşar hatta bir süre bu trajik sayfadan ayrılamazsınız fakat bıkkınlık duygusu suratlardan irin olup akmaya başladığında en başından hazırlanmış elveda mektupları planlı bir şekilde satır aralarına yansır son bir diyalog can havliyle kurtulmak isterken kaybedecek neyim vardı tarafı mor puantiyeli çürüklere düçar eder ve zamanla ve daha da zamanla ve günlerden bir zamanla felakete uğrattığınız insanı mumla ararsınız can vermediyseniz kalbinde bal damlıyor demektir kadersel çizginize
Continue reading...
64
If we could read the last page of love book, we wouldn't have paid so much time for to the safe
0
Mar 12, 2020
Mar 12, 2020 at 4:34 AM UTC
Love Prices
Hayal kırıklığı Sıtması tutuyor sık sık Kalmak istemediğim halde bu şehirde Oysa Kaybettiğimi bile bile Aynı filme giriyorum hep Sonu farklı biter diye Suarede İçimdeki sinemaların ** kokulu fuayelerinde kaldı On dakikalık aralarım Aralıksız Aralıksızdı ayrılırken Gözbebeğimin tatlı ninnisi Kulağımda Kulağıma Melankolik küpeler ısmarlayan İmitasyon fısıltılar Gitmeliyim Cebimde bir tomar yılgınlıkla Efkarı ateşe verip bu kentten Yırtarak sinema biletlerini Köprü çıkışı Islat Maviliklerimi İstanbul! Kükre yedi tepesinden ki Dönmesin içimdeki aslan geri Lakin bilirim ya Dişlerinde değil ecel Öfkemde ölür ancak Gelirse peşimden Müzmin sıtmalarım
0
Feb 16, 2020
Feb 16, 2020 at 10:46 AM UTC
Hayal Kırıklığı Sıtmaları
hergün yazıyorsun diyordu *** bir iş bul kendine seni kimse okumaz bu dandik hikayen de karnımızı doyurmaz ütü işinde becerikliydi koca götlü daphne sürekli geriye atardı saçımı zekamla birlikte üzüm misali karardım 3-5 yıl sonra kırmızı bir araba geldi günün birinde long island’dan kocaman gözlükleri vardı beyaz önlüklü gergedanların karga tulumba severmiş gibi bileklerim bağlı sedye tarlasında buldum kendimi güney cepheden yağmur yağıyordu ve saat 3 yönüne dönüyorduk her köşe başından hep aynı resim ve aynı dişti ağızdan fırlayan macun reklamı olduğunu ayıkamamıştım ama sonra hatırladım tabi süt şişesi kalınlığında hemşire kepinden tanımıştım kaba etime zerk ettiğinde iğne olduğunu sonra bana abuk sabuk şekiller gösterdiler gri bir odada sürekli soruyordu dolma burun bu ne bu ne peki bu ne ya bu ne hep aynı cevabı veriyordum çaydanlık çaydanlık! yemekler oldukça kötüydü beyazlar da öyle ama dostlar onlar prima mc.allison vardı b blokta acayip severdim güvercin beslermiş o zaman büyükçe bir parti vermiş bi'gün ve kuşları zehirlemiş suffolk county sheriff'i bile gelmiş düşünsene hayli keyifli geçmiş gece sabaha karşı herkes hastanede 40 ölü var diyordu gülerek 20 güvercinle 40 domuz vurdum deli herhalde diyordum içimden sahi ben neden buradayım altıma kaçırıyordum mütemadiyen hergün temiz çarşaf hergün ters yüz yatak 1yıl sonra hz. kurul toplandı her yerde çaydanlık resmi vardı tuhafıma gitmiş sormuştum bunlar ne diye hepsi ayrı ayrı dizayn edilmiş ve hepsi farklı keyif köşede olana takıldı gözüm soruları sularken ama sürekli o çaydanlığa bakıyordum sonra anladım görüyordum çaydanlıktan akıyordu beynime daphne ve maalesef yanık tütüyordu çenesi *** iş bul iş bul der gibi kuzineden sarkan dili
0
Feb 9, 2020
Feb 9, 2020 at 11:02 PM UTC
Long İsland Kasabı
hergün yazıyorsun diyordu *** bir iş bul kendine seni kimse okumaz bu dandik hikayen de karnımızı doyurmaz ütü işinde becerikliydi koca götlü daphne sürekli geriye atardı saçımı zekamla birlikte üzüm misali karardım 3-5 yıl sonra kırmızı bir araba geldi günün birinde long island’dan kocaman gözlükleri vardı beyaz önlüklü gergedanların karga tulumba severmiş gibi bileklerim bağlı sedye tarlasında buldum kendimi güney cepheden yağmur yağıyordu ve saat 3 yönüne dönüyorduk her köşe başından hep aynı resim ve aynı dişti ağızdan fırlayan macun reklamı olduğunu ayıkamamıştım ama sonra hatırladım tabi süt şişesi kalınlığında hemşire kepinden tanımıştım kaba etime zerk ettiğinde iğne olduğunu sonra bana abuk sabuk şekiller gösterdiler gri bir odada sürekli soruyordu dolma burun bu ne bu ne peki bu ne ya bu ne hep aynı cevabı veriyordum çaydanlık çaydanlık! yemekler oldukça kötüydü beyazlar da öyle ama dostlar onlar prima mc.allison vardı b blokta acayip severdim güvercin beslermiş o zaman büyükçe bir parti vermiş bi'gün ve kuşları zehirlemiş suffolk county sheriff'i bile gelmiş düşünsene hayli keyifli geçmiş gece sabaha karşı herkes hastanede 40 ölü var diyordu gülerek 20 güvercinle 40 domuz vurdum deli herhalde diyordum içimden sahi ben neden buradayım altıma kaçırıyordum mütemadiyen hergün temiz çarşaf hergün ters yüz yatak 1yıl sonra hz. kurul toplandı her yerde çaydanlık resmi vardı tuhafıma gitmiş sormuştum bunlar ne diye hepsi ayrı ayrı dizayn edilmiş ve hepsi farklı keyif köşede olana takıldı gözüm soruları sularken ama sürekli o çaydanlığa bakıyordum sonra anladım görüyordum çaydanlıktan akıyordu beynime daphne ve maalesef yanık tütüyordu çenesi *** iş bul iş bul der gibi kuzineden sarkan dili
Continue reading...
88
esmer gecenin beyaz dişlerine uğruyorum köfte dudakların harlem soluduğu melodiyle kemanın acı feryadı zurna tesellisinde gecekondu bacasından atmosfere karışırken mutfaktan yayılan kızartma kokusuna koşuyor kıçı açık, sümüğü şelale yalın ayak çocuklar sivri sineklerin asayiş iplemediği günün ardından mahallede yeni bir renk cümbüşü yıldızlara karışıyor bir köşede oturmuş beyin objektifimden kareler çekip anı ambarına atarken sigaranın külünü dökmeden içen dişleri olmayan kadının kahkasından dağılan mutluluk enerjisi bir çok porselen yaşamı egale ediyor yemekten sonra asmalı kamelyadan gelen anason kokuları rio karnavalının başlayacağını işaret ediyor beline şal bağlamış süt beyaz kızların 9/8 dansları kalça okyanusları dalgalandırırken kıvrımların dip yaptığı dairesel figürlerde büyüdüğümü hissediyorum ve uyku damlacıkları yatağa sızan çocukların gözlerinden balonlar uçuruyor sabaha tutmak için harçlığın rengarenk gözlerinden herkez odasına çekildiğinde günün yorgunluğunu ıslak bedenler alıyor anason kokulu cangıllarda petunyalar gülümsüyor kasıkları gergin nehirlerin ağaçları öpen pembe dudaklarında
0
Feb 8, 2020
Feb 8, 2020 at 2:38 AM UTC
Günün Ardından
Why you are asking me what i Love  about , try kissing. maybe İ have a answer.
0
Dec 23, 2019
Dec 23, 2019 at 11:54 AM UTC
Strange Question