Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
dişlerini siyanürle fırçalayan biri için göçükten yüzeye kulaç atmak kaplan köpek balığıyla güreş tutmakla eş değer nerdeyse hatırlıyorum da gökyüzü tursillenmiş kadar berrak ve gümüş tasın etrafında ışıltılı kızlar göz banyomu baştan çıkarıp hüşu içinde durularken karanlık pencerelerin uykulu camları kapkara bir horultu soluyordu çıkartırken keyfini loş odalar sondajlı hafriyatın o saatlerde küçük titremeler birden atlı karınca turuna dönüştü ayakta zor duran sarhoş binalar sokağa petite beurre gibi düşmeye başladığında gördüm ambülans çığlığına karışan yarı canlı umutların şaşkınlığını akıl oynatan ceset eşkalleri tanınmaz halde kimi kimi bir çocuk resimde gülümsemiş kimi oysa, düğün mevsimiydi o ara henüz yolcu etmiştik hayırlı bir depreme kolu bilezik dolu gelini dişlerini siyanürle fırçalayan biri olarak diyorum ölmüyor daha beter hissediyor canlı performansa gitar çalınca pena gibi kırılıyor insan tüm bunlara tanık olmak bir ses bir tıkırtıya kulak kabartarak vadesi kapalı bir canı incitmeden çekip çıkarmak yeni doğmuş gibi anasının karnından ve acı bir mutsuzluk hissi cansız  bedenleri tabutundan önce kucaklamak bir vakit sonra sarmaladık davetsizi giydirdik sırtına moher hırka uğurladık suçsuz gelini.. .. Deprem kayıpları anısına..
0
Sep 9, 2019
Sep 9, 2019 at 3:33 AM UTC
Suçsuz Gelin
dişlerini siyanürle fırçalayan biri için göçükten yüzeye kulaç atmak kaplan köpek balığıyla güreş tutmakla eş değer nerdeyse hatırlıyorum da gökyüzü tursillenmiş kadar berrak ve gümüş tasın etrafında ışıltılı kızlar göz banyomu baştan çıkarıp hüşu içinde durularken karanlık pencerelerin uykulu camları kapkara bir horultu soluyordu çıkartırken keyfini loş odalar sondajlı hafriyatın o saatlerde küçük titremeler birden atlı karınca turuna dönüştü ayakta zor duran sarhoş binalar sokağa petite beurre gibi düşmeye başladığında gördüm ambülans çığlığına karışan yarı canlı umutların şaşkınlığını akıl oynatan ceset eşkalleri tanınmaz halde kimi kimi bir çocuk resimde gülümsemiş kimi oysa, düğün mevsimiydi o ara henüz yolcu etmiştik hayırlı bir depreme kolu bilezik dolu gelini dişlerini siyanürle fırçalayan biri olarak diyorum ölmüyor daha beter hissediyor canlı performansa gitar çalınca pena gibi kırılıyor insan tüm bunlara tanık olmak bir ses bir tıkırtıya kulak kabartarak vadesi kapalı bir canı incitmeden çekip çıkarmak yeni doğmuş gibi anasının karnından ve acı bir mutsuzluk hissi cansız  bedenleri tabutundan önce kucaklamak bir vakit sonra sarmaladık davetsizi giydirdik sırtına moher hırka uğurladık suçsuz gelini.. .. Deprem kayıpları anısına..
Vaha
Written by
55/M/Turkey
Sep 9, 2019
Sep 9, 2019 at 3:33 AM UTC
Request permission to use this poem