Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
"yine" poems
Hiç bir yer kalmaz kuru, Yaş olur topraklar, Düşer Nisan yağmuru, Düşer sarı yapraklar. Döner yine bu Gülşen, Hatırlatır zarafet, Ve hayran kalırım ben, Göklerden gelir rahmet. Açılır sümbül ve gül, Mevsimler yavaş geçer, Lakin istemez gönül, Bırakmamayı seçer.   Gitti Hazan mevsimi,   Gitti Nisan mevsimi.
0
Jun 21, 2017
Jun 21, 2017 at 5:48 AM UTC
Nisan
mary joe tescilli bir fahişe gündüz taşakta dostuyla gece sabaha dek durakta biraz egolu ve bencil biri mesajla yürür avına oldukça kibar gerçi güzellik sıfırın altında bana sorsan bı sıkımlık karı sikik bir gizem yaşatıyor içinde sanırsın darı ambarı gizem tanımı ne olabilir yalan, dolan dipsiz kuyu mary joe bu bugün aşığım der yarın, siniz-li, sunuz-lu ama uyandırayım franco'ya üflediği gibi sessiz takar boynuzu orospu işte yine de tam bir profesyonel diyemem ilgi ve alaka bağımlısı fakat ne tezat bi durum azgın olsa da bir kalbi var değil mi? neticede insan peki ya, gerçekler? kırdığı cevizlere bulaşan pis kan? duyuyorum şarkı söylerken ip asıyor mandala bu halini bile bile hangi öküz girer tarlaya diyorum ama dinleyen kim? ahh mary joe biliyorum isteğin bu değil yürek hoplatan biri olsun diyorsun gezelim sarmaş dolaş deniz kıyılarında hiç olmazsa bir kez öpsün kırk yıl bitmesin aşkı özlesin saat başı nihavendi, hicazımı kim bilir gerçek olur belki bi posta atar sana ama sadece bi posta belki de oldu misyoner uzandın yatağa ahh mary joe.. uykusuz mary joe işven yutulur sanma göt attığın yolların cünup sabahlarındasın.. ..
0
Jul 13, 2019
Jul 13, 2019 at 10:34 PM UTC
Mary Joe Adında Bir Fahişe
Tavus kuşu çok uzakta şimdi postmodern bir ışık bile \\\\ değil //// - halbuki hiç bir zaman hiç bir ^şeytan bu kadar güzel olmamıştı - /Sosyoloji acımasız: //uzak// mitlerin yankı düzlemi kinestesikle dudaklara uzak bir duruma kilitlendi./ (ve hem) /Siyaset bilimi net: Çokkültürlülük <Sıra ona gelmeden tüketildi.> Kimlik politikaları <Ciddi mevzularda asılı kaldı.>/ - vucuduma bir zaman tavus kuşu dövmesi yapmak isterdim // yapmadım. Yine de zamanla ama güneşin ne büyük bir {düşünce} olduğunu kavradım. -
0
Apr 2, 2018
Apr 2, 2018 at 9:46 PM UTC
TAVUS KUŞU
Seni seviyorum diye uyandım yine bir sabaha Güneşin hatrına döndüğü o güzel yüzüne bakınca Daldım gözlerine ve bağlandım bu hayata Tut ellerimden, sarıl bana, ol hep yanı başımda
0
Jul 7, 2020
Jul 7, 2020 at 7:04 PM UTC
günaydın
Bu sabah ne kadar sıkıcı pencereden bakmak midesi bulanık hava hamile martılar siren sesi ve yağ kokusu komşuda sıkıcıyız bu sabah kibirli ve kızgın ve ağlamak üzere aynı anda aynı anda düzüşmekte kediler cünup akmakta trabzandan merdiven viskiyle yıkanmalı artık ve infial mevzubahis parkta iki ergen dudak dudağa öpüştü önce sonra gülüştüler erkek olan tokatı patlattı diğer erkek ağlamadı bile ne tuhaf sosyalleşemiyoruz artık yarıçıplak kadın resimleri her yerde var onlar radyo, televizyon ve gazeteler işkence gibi sıkıcı hayat fasikülleniyor ruhuma leş kokuyor ağzım oral faaliyetten kıçı açık uyuyor gina yatakta ve ve pembe ceket almalıyım kendime ve pamuk şeker geceye sevişmek istiyorum yine ve içmek şarap sigara ve yumruk atmak göğün taşaklarına işe ve rahatla! yazmak camın buğusuna ne kadar sıkıcı bu sabah ve hayat ona keza aldanış ve faturası ipine güven olmaz kuyular boşanan çiftler ve boşalamayanlar hırsızlar, pezevenkler ve cinayet skeçleri ve çocuklar dahi planı yaradanın bi’ onlar geliyor hakkından tanrının... Vaha
0
Feb 5, 2019
Feb 5, 2019 at 10:09 AM UTC
Kıyamet Sabahı
yorgunum angel evet evet yorgun buzul şakalarına gülemiyorum dahi antartika'nın sırtımdaki kılıçlara kurşun dökeceklermiş düşmeyi rahatlatmak için bardakta çekin bari :) bak yine sancı girdi geçmiş günlere her ne hal gazi konsepti reva görülse de randevu veremiyorum sırada ısrar edene halbuki okyanus suyundan tarhana cape town gecelerinden taze soğan olsa, gelicem kendime budapeşte sokaklarından poster poster sevişicem sonra bir alana, bir bedava takvim kızı, kapak kızı patron hediyeli papaz kızı tril tril mevsimlik gülecek moher sırtımda ama lakin ve fakat solgunum angel evet evet solgun stokholm sendromu bu biliyorum.. kurşunu kendi doldurduğum verip colt'u ele hedefe kaz gibi oturduğum..
0
Apr 12, 2019
Apr 12, 2019 at 8:15 AM UTC
Gülüş Zamanı
Unlike some in this world, Simon was not afraid of loneliness, had no need to feel needed, in fact had often wondered how these two women had come burning out of the desert into his private world. He had been a solitary man most of his life, wandering or running from something he wasn't sure. What he was sure of was that he loved these two people whom God or Allah or whomever had placed in his path one day in Tangiers. He had read the book by Mitchener titled "The Drifters" when he was young, and remembered it now as Ta'ra wept in front of him. Torremolinos was on the other side of the Iberian sure, but the irony of the similarities seemed so poignant that he couldn't ignore it. He put out his hand to this woman, who had travelled so far and for so long she was afraid of what permanency could mean. She made as if to slap him again, and stopped. "Please. I don't want it to be like this". A bare whisper. She touched his hand. A hand girls had once thought smooth and soft. No longer. "I'm afraid." "I know." Sitting back down, she picked up the orphaned guitar, and gazing out over Alfalma, she again sang her childhood lullaby. “Çevrem, etrafım şen mutlu iken. Ben yine hüzünlüyüm”. A girl in France uses a razor against herself in the bathroom between classes, an orphan in Delhi does what he can to provide for his sister, two wanderers find some sort of peace on a balcony in Portugal, and a broken ex-soldier writes about them in America. Where we began, does not have to be where we end, and the lives we touch may never be known to us. But that doesn't mean that who we are, and the joys or the sufferings, are meaningless. We are human, and to be human is to be searching.....
0
Mar 13, 2014
Mar 13, 2014 at 11:18 PM UTC
Samhadi
Unlike some in this world, Simon was not afraid of loneliness, had no need to feel needed, in fact had often wondered how these two women had come burning out of the desert into his private world. He had been a solitary man most of his life, wandering or running from something he wasn't sure. What he was sure of was that he loved these two people whom God or Allah or whomever had placed in his path one day in Tangiers. He had read the book by Mitchener titled "The Drifters" when he was young, and remembered it now as Ta'ra wept in front of him. Torremolinos was on the other side of the Iberian sure, but the irony of the similarities seemed so poignant that he couldn't ignore it. He put out his hand to this woman, who had travelled so far and for so long she was afraid of what permanency could mean. She made as if to slap him again, and stopped. "Please. I don't want it to be like this". A bare whisper. She touched his hand. A hand girls had once thought smooth and soft. No longer. "I'm afraid." "I know." Sitting back down, she picked up the orphaned guitar, and gazing out over Alfalma, she again sang her childhood lullaby. “Çevrem, etrafım şen mutlu iken. Ben yine hüzünlüyüm”. A girl in France uses a razor against herself in the bathroom between classes, an orphan in Delhi does what he can to provide for his sister, two wanderers find some sort of peace on a balcony in Portugal, and a broken ex-soldier writes about them in America. Where we began, does not have to be where we end, and the lives we touch may never be known to us. But that doesn't mean that who we are, and the joys or the sufferings, are meaningless. We are human, and to be human is to be searching.....
Continue reading...
8
siz beni tanımaz görünen yüzüme bakarsınız ben havuçları dikim dikim diker toprak inim inim inlerken pembe şalvarlı şeftali soyardım kalın ağaçlarımın gölgesinde sulu sulu, vıcık vıcık ne ** gelirdi tüylerin dudak masajı bitmesin diye yemez porschelen tabağa koyardım kıymetliydik ikimiz de unutmadan türküler söylediğim de olmuştur deep purple çaldığımda asyalı kalça dalgalansın da, durulsun diye söylemesi ayıp İyi şarkı çekerdim phuket sokaklarında sonra, sarhoşluk mitoz duvara dayandığında kafası güzel kargalar ve süzülürken larva kolonisi şeftali kurt(l)anmaya başladı yatay geçiş hakkıydı elbet şans işte kurtulayım paniğiyle önce çakal sonra puma karşıladı flört hayattı şeftaliye hep aynı dudak gezinecek değil a delilah dinlemeye başladı escobar kılıklı buluşma noktalarında bir süre sonra bitmeliydi bu zül deryaların aman bre yine mi çamaşır yıkamasıyla martı çığlıkları karşıladı bir zamanlar damak zevkimi narkozlu balık yendi önce boğazın legal sularında sahil soğuma kimlik sorunca kalktılar arelacele aldılar soluğu dişçi koltuğunda apse yoktu bereket takıldı protez sabahın ilk ışıklarına.. ..
0
May 22, 2019
May 22, 2019 at 12:03 PM UTC
Şeftali
acıklı filmlerden nefret ederim yine de bir bilet veriliyor bir akşam giriyorsun suareye ilk başlar yormuyor on dakika aradan sonra saplıyor kadın bıçağı bir şey hissetmiyorsun önce teğet geçiyor kalbi kahkahaları ölmüyor adam, beter oluyor oksijen azalan beyninde Tanrım! ne dangalak kareler çıkmak istiyor duygular sıyrılmak derisinden ama imkansız seni de çekiyor içine mayıs bir sürüngenin dilinde yerleşiyorsun salon salomanje sandığın karanlık dehlize uluorta oynaşıyor kadın adamdan imtina ettiği günışıklarını bolca dağıtıyor evrene sevmek, sevilmek şehir efsanesi duygu yitiminde kopuyor kıyamet evriliyor bukalemun gibi benliğine hücreleri çiğnerken kalp atışların sevişiyor yabancı bir gövdeyle ne cüretkar bir senaryo işbirlikçiden söz etmiyor film senaryoda olduğu halde fakat ben görüyorum uzaktan yakınlar birbirilerine aynı familyagil, yani o da sürüngen hani şu arada bir köpek kılığına giren ve fakat adamın ifadesi alınıyor hastanede temmuz köpeğimi çağrın diye bas bas bağırıyor adam bukalemun onun yüreğinde... Vaha
0
Feb 13, 2019
Feb 13, 2019 at 3:43 AM UTC
Bukalemun
yine uzaklaşasım var şu mahalleden balkonuma zeplinimi indirip, uçan balkonuma atlayıp, yükselesim, gözden kaybolasım. bırak beni tatar, uçayım
0
Jul 24, 2014
Jul 24, 2014 at 12:20 PM UTC
zeplin
arz-ı podyum etmeyi özledim dudak kıvrımında Emma volta atmayı aşağı yukarı sağdan sola, soldan gerdana gergedan burcuna aitmiş gibi dolaşmayı zodyak kıyısında sallanmayı mesela terazide bi süre düşsem de kovaya yüksünmem düşünselliğin asil dükalığında Yorkshire sembolik olsa da boyunbağı sıkınca nefes alamıyor rengarenk ölüyor insan iki yaka arasında Westside değil şüphesiz Bestside şüpheliyim tren garında oysa eşleşmiyor mor yüzler yanımdan gelip geçerken mütemadiyen ümitliyim yine de elevermek istemiyorum kendimi o yüzden elimde eski bir mecmua karanfil klasik olur düşüncesi işte afili bir mendil yakamda ama neden gelmez bu trend zaman bozduruyor müstakbel raylara yeni değil kendimi kandırmak farkındayım fakat olağan şüpheli olduğum kesin işte bu veçhile tüm kompartıman rehine ağzımda ya da bir meczubum aşktan muzdarip delilik trend garında..
0
Oct 19, 2019
Oct 19, 2019 at 10:51 AM UTC
Trend Gar
getto sokakları sonbaharda ölü renge bürünüyor ve anlaşılması güç bir nedenle bir kefen içinde soğuduğunuz ve şişmeye başladığınız hissi evlerin pencerelerine yansıyor meşgule vererecek korkusuyla her sabah köşesinden geçiyorum diyagonal adımlarla en sevdiğim evin geçiş izni bakışlar ve yüzündeki edayla up date ediliyor her sabah günaydın geçiyor gözlerinde alt yazı çok özledim dün sabahtan bu yana clark çekmeyi bilmiyorum henüz günaydın çekiyorum utangaçlığımla diri tutmaya yetiyor ilk göz teması yirmi adım sonunda kayboluyor endişem sokak sonunda mektuplar yazıyorum öğle yemeğinde sabah vermek gayesiyle amigdalamda haftasonu bi kahve içebilir miyiz? ciddi biri yoktur umarım hayatında! adın ne sahi? sahipsizim, sahiplenmekten korkma vesaire, ve benzeri, ve daha bir sürü zırva akşam çöküyor umutlarıma, sokak lambasında perde tadilatta oluyor o saatlerde yine de bir ümit utangaçlığımda şişman kadın çoktan çıkmış oluyor geçerken kapkara bir perde camın dudaklarında sabah olacak yine yarın diyorum bir kelebek gülümseyecek yanağında mektubu veremeyeceğim yine o yazana dek, akut utangaçlığıma seviyor biliyorum, seviyorum ben de ya o düşecek camdan, ya ben bakarken vuslat çukuruna..
0
Jun 28, 2019
Jun 28, 2019 at 3:51 AM UTC
Platonik Platolar
meltemin yüzüme savurduğu çiçeği kokluyor büyülü straplezi gecenin fısıldıyor cesur ve utanmaz.. sayalım göğün kızlarını yine sen sağdan, ben soldan kirli sözler söyle bana duralım 70’e 1 kala, ama ağzın doluyken konuşma ki bilirim yakar nefesin alazı kor dudaktan tutulur grizuya kasılırım yeni baştan ve bilirim orda gündoğumunda kenarında yatağın boşalırız aynı anda deliksiz bir uykuya...
0
Apr 15, 2019
Apr 15, 2019 at 1:55 PM UTC
Seducer
Yanıldım Yalnızdım da Hayallerim geçmişimi öldürene kadar. Köpeğimi, yıldızlarımı ve sokak lambamı çaldılar O köpekti Benimle ağlayan Şimdi çığlıklarımı bile duyamayan O yıldızlardı Beni bağlayan Şimdi denizlerde boğulan O sokak lambasıydı Her gece hayallerime ışık tutan Şimdi uykusuz ve yalnız bırakan. Ve o gecelerin ardından Uyandım yine, benim için karanlık bir güne Kurumuş birkaç ağaç, kirli bir deniz
0
Oct 13, 2021
Oct 13, 2021 at 6:46 AM UTC
Kaybolmuşların Penceresi
merhaba sarnıçları alnın ve alt parlamentosu kaz ayaklarım sizi seviyorum değirmen kaçkını saçlarım merhaba koşudan yorgun mu apak sevdanız fukaralık gibi beni yalnız bırakmadınız gözlerim merhaba ne canlar yaktınız kim bilir çoğundan haberim olmadı çocuk mu hala bakışlarım bulansa da mavilikler deniz feneri gibi ümit burnu’ndayım merhaba dilim kem konuştun bazen duydum duydu absolut üzengim, çekicim kemik meselesi deme lâkin erdemine alkışım her daim özür diledin merhaba acı patlıcanlar kırağ çaldınız hep bir kadının dudağında refuse edildiniz çoğu zaman pek azınız durmakta dudaklarda ya ıslık çalan buselere merhaba merhaba, merhaba ellerim, ayaklarım bazen boş yola çıktınız dolu rızkla döndünüz cana gözkulak oldunuz minnettarım... (şşştt. sen dersini yap bakıyim...) merhaba yüreğim kaç şıpsevdi konakladı kim bilir kaçı hançerleyip kaçtı yine de memnunum senden ara da bir cızz etmesen ama ne şereftir ölüm senin kudretli elinden uyurken gel ve canımı yakma öte yanda ki ekmekli kadayıf zaten...
0
Mar 29, 2019
Mar 29, 2019 at 4:57 AM UTC
Vatanım Sensin