Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
"sevgi" poems
I will speak a thousand words unspoken Leave a hundred paws unprint Have dozens of nights awoken Smell the singular wind I will see the invisible, and touch the nothing I shall be irresistable, with what you have to bring Yours I shall become, your neck is my future My teeth do no harm, your words are a murmur Regardez-moi, Tu me vois! C'est moi tu portes, ma vie, ma joy. Pourquoi ma vie tu t'en fous pas? Pourquoi tu choisis quoi je sera? Regardez-moi, Tu me vois! Alors, n'ecoute pas C'est ma vie vous avez pris Pas des personnes s'entendent mes cris Qui méconnaît mes pleurs Qui tue mes freres et soeurs? Regardez-moi, si tu t'en fous Je suis la vison autour ta cou. Maar het doet je niets, je hoort me niet Je ziet het bloed niet dat je vergiet Je hoort en spreekt en ziet en luistert Alle leugens die je voor me verduisterd Je doet me pijn, weet je dat Al is het iets dat je snel vergat Al zie je niets als je me draagt Al weet je niets als men je vraagt daremonai ga watashi no gengo wo hanashimasen demo kono ate watashi no atama ha ten ni iko to watashi no karada ha anata no issho ni aru darou. shin ha kowai deshou. Watashi ha anata no fuku koto ni naranai. Dakara sore koto ni kawatte shimasu kudasai Shin ha totemo kowai desu. Spreche die sprache der toten Wer hat mich leben angeboten Von mirh zu stelen? Ist Daß nicht elend? neden beni seviyorsun musun? beni öldürüyorsun Şans sen veriyorum sevgi giyebilirsin musun? beni öldürmüyorsan For I will speak a thousand words unspoken Look at me. you see me! Even though you lie to me I refuse to be yours! Speak the language of the dead You can't wear love to **** it.
0
Oct 28, 2019
Oct 28, 2019 at 9:15 PM UTC
Mink in the Neck
I will speak a thousand words unspoken Leave a hundred paws unprint Have dozens of nights awoken Smell the singular wind I will see the invisible, and touch the nothing I shall be irresistable, with what you have to bring Yours I shall become, your neck is my future My teeth do no harm, your words are a murmur Regardez-moi, Tu me vois! C'est moi tu portes, ma vie, ma joy. Pourquoi ma vie tu t'en fous pas? Pourquoi tu choisis quoi je sera? Regardez-moi, Tu me vois! Alors, n'ecoute pas C'est ma vie vous avez pris Pas des personnes s'entendent mes cris Qui méconnaît mes pleurs Qui tue mes freres et soeurs? Regardez-moi, si tu t'en fous Je suis la vison autour ta cou. Maar het doet je niets, je hoort me niet Je ziet het bloed niet dat je vergiet Je hoort en spreekt en ziet en luistert Alle leugens die je voor me verduisterd Je doet me pijn, weet je dat Al is het iets dat je snel vergat Al zie je niets als je me draagt Al weet je niets als men je vraagt daremonai ga watashi no gengo wo hanashimasen demo kono ate watashi no atama ha ten ni iko to watashi no karada ha anata no issho ni aru darou. shin ha kowai deshou. Watashi ha anata no fuku koto ni naranai. Dakara sore koto ni kawatte shimasu kudasai Shin ha totemo kowai desu. Spreche die sprache der toten Wer hat mich leben angeboten Von mirh zu stelen? Ist Daß nicht elend? neden beni seviyorsun musun? beni öldürüyorsun Şans sen veriyorum sevgi giyebilirsin musun? beni öldürmüyorsan For I will speak a thousand words unspoken Look at me. you see me! Even though you lie to me I refuse to be yours! Speak the language of the dead You can't wear love to **** it.
Continue reading...
50
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
0
Apr 2, 2020
Apr 2, 2020 at 6:57 AM UTC
Seraglio Özeti
kim olduğumu kendime ilk kez sorduğumda tek gözlü karanlık bir odada sırtımı sevgi dolu bir kaya'ya dayamış olmanın verdiği huzurla radyo'dan geçen şarkıların plakalarını not ediyordum biraz daha büyüdüğümde mahalle çeşmesindeki öfkeli kalabağın al topuklarında köpüren halı popülasyonunda kovayla eve su taşımanın bir kamu hizmeti olduğu bilincine vardım ki şalvarı dizine dek sıyrılmış antilop sürüsü beni cezbetmeye başladığında milli parkların en değerli savunucusu olacağımı biliyordum seraglio noktasındaki haliç kıyısına kaydımı yaptırdığımda ortaokul'da aldığım yara kabuğunun kendiliğinden düştüğünü farkettim tüm zamanların en iyi ingilizce çevirmeni olabilmek kırmızı başlıklı kıza orman yolculuğunda eşlik etmekti üç yıl sonunda formasyon dezenformasyona dönüştüğünde hipotenüs paramparça olmuş ortak bölenlerin en büyüğü kader farklı fuckülte kapılarında öpüşmeleri ertelemişti yetişkin olduğumda türk lirasının konvertibilite durumları ve aet'ye uyumsuzluk sebeplerini araştırırken onlarca tezgahta tecrübe sahibi oldum pera'nın büyülü çiftliklerine meraklı ineklerine müzükle terapi de bulunma görevini üstlendiğimde yeni bir kesiğe doğru yola çıktığımı bilmiyor sabahı şantözle işkembecide karşılıyordum fakat aramızda ki bu tarifsiz nefasetin kaşıkçı elması'yla uyumaktan daha da paha biçilmez olduğunu evlendiğinde çok daha iyi anladım ve sonacıma soluklanma gizeminin sanatın diğer dallarında daha yaşamsal bir döngüye sahip olduğu fikri daha cazip hale geldi artık biyolojik olarak bittiğimin fizyolojik yaptırımlarına yakınen şahit olduğumu hissettiğim bugünlerde bazı organları özlemle anıyor sadece birinin verdiği dimdik morelle pierre'den haliçe kahve ısmarlıyorum
Continue reading...
76