"eski" poems
Nai umangey nai tajgi,
Laker aai subah aaj ki.
Aaj subah kuch hoga khas
Sab ko yeh hoga ehasah.
Nai subah ki nai bauchhar
Sabko mile khub sara pyar
Yahi hamari dua hai rab se
Sabko khusiaa mile ham sb se.
Aai nai bouchhar,
lekar khub sara pyar.
Nai umange......
Har muskurahat hoti hai kimati
Par log karte eski na ginti.
Har din har roj
Karte ham eski khoj.
Sbki khusiaa rahe salamat,
Ham sb ki yahi hai amanat.
Jb khamosi chaye
To hm sb muskuraye
Ye duniaa ki rit ham sb nibhay,
Agar chot lagti koi apno ko
Bahot dukh hota mere es dill ko
Magar mai na sochi kv aoro ki
jo phirte hai dharti pe bina apno ke,
Par muskil hai sb ko ye bat batana.
Ye duniaa me apni aawaj uthana
Ye bouchhar aai bahot pyar lai,
Barsat ke sath nai subah aai.
Nai umange nai tazgi,
Lekar Aai subah aaj ki.......!!!!!!
-ROHINI-
Jan 8, 2015
Jan 8, 2015 at 10:24 AM UTC
Hak'tan başka yok baki -
Bu gün ki zaman yeni,
Ve dün ki zaman eski.
Göremem yavaş etki,
Öyle geçer zaman ki.
Çok yavaş büyür fidan,
Geçersin karşısından,
Kalır öyle her zaman -
Baktın oldu gülistan!
Öyle geçer zaman ki.
Jan 21, 2017
Jan 21, 2017 at 7:29 PM UTC
The bushland calls
Of my childhood dreams
Amongst the wild
My soul it, sings
The gentle breeze
light upon the skin
Sun upon my face
it welcomes me in
To the lands of summers
Though now long gone
Memories of the heats haze
With a white juvenile horse
Within a closed off field it lay
But young and free it was born
Birds flying high above
Shielding the rays of the sky
Perfectly clear a crystal bright blue
Not a single cloud in sight
Fields filled with nothing
But the dirt beneath our feet
Dull patches of green and yellow
Amongst cattle it feeds
A rooster it crows loud
The chooks begin to run
As bruce, a little staffy
Chases them about
Work shed full of tools
Covered by a rusted tin roof
Parked beside it old barrols
And a broken down ute
Stone walls of the house
To keep it cool inside
Spread across the cold floors
A reddish brown cowhide
Worn down leather couch
Out upon the front porch
An eski filled with stubbies
Where the boys had their "talks"
I feel the memories flooding back
This peacefulness, this sense of home
Hours pass by within seconds
Losing myself in the zone
My footsteps have long faded with time
As has my name once carved upon the gumtrees
The white stallion no longer grazes near by
Nor do the same cattle dwell in that field
Worn down by time and way of the land
Though I do intend to return again
To share the beauty of this place
Drawn back by the old fate
The day melts away like the snow
And I hear my parent calling my name
This place will forever be my second home
Because I know here, I'll never be alone
Sep 30, 2018
Sep 30, 2018 at 7:58 AM UTC
başım çatlıyor birkaç gündür
sirayet ediyor yaşıma
kalp ağrısı diyor doktor
ağır yükler taşıma
biteviye tırlatmış olmalı
diye düşünmüş olsa gerek ki
bin miligram davul yazmış
bir de tokmak ruhuma
deng-i kalp vücut bulsun
sabah sertliğim
sakinleşsin diye
halbuki
bungee jumping
seviyorum ben
düzüşmek yükseklerde
ve
göze almak yere çakılmayı
meretin sekiz seviyesinde
yoksa corvet teyzenin
bir yıldır kullandığı
gergedan kokan süngerinden
ne farkı kalır geçen yılların
yazdığı reçeteyi
buruşturup attım çöpe
bronx’a gitmeliydim acil
uyurken zürefa cebimde
mary jane özlemiştir
diye düşündüm
eski
bir pigme masalı zihnimde
dışarısı soğuk ve uğulgan
karsa sokakta anadan üryan
bir taksi bile yoktu etrafta
o yüzden
daldım bir bara
göz gözü görmüyordu
kapıda birkaç kafayı bulan
adam ve kadınlar
bir ton lakırdı vardı
kadehlerden taşan
****** mary dedim
varsa en sert olanından
et yığını biriydi barmen
ceza yazan trafik polisine
bakar gibi bakıyordum ki
bacardim de var dedi
arzu ederseniz
****** dedim
ağır çekim
sigaramın dumanından
manhattan’dan mısın
diye sordu
kadehi uzatırken
mardin’liyim dedim
hani şu kapısı şen olan
anlamadım dedi
ben de
avukatım gelmeden
konuşmam
sustu hergele
penceredeydi gözüm oysa
ince ince yağıyordu kar
kırım kongo şeklinde
ve
ayaklarımdan ateş
hızla
yol alıyor beynime
işte o an
ölüm provamı düşledim
bir an
mary jane
defin kortejinde
ceviz kaplama gövdem
bu yıl değilse gelecek sene
diye geçti aklımdan
ve çene’deki
muhteşem temaşa
"işte böyle"...
Vaha
Feb 2, 2019
Feb 2, 2019 at 12:44 PM UTC
rem yeri
mağduruyum uzun zamandır
imarlı ifrazlı
hatta
ifrazatlı uykularım var
geçer diyor mütehassıs
saatleri geçirme
bir poşet leblebi yazıyor rengarenk
otanı için depresif günlere
koridor...
dar ve loş
ne güzel de bakmış o yıllar
susçu cazibe
kreşondo çakıp durdu
yüzdü denizlerimde
su dalgası
perma
küt
hepsi içimde
kalıcı yaralar gibi
devşiriyor her defasında
yeni bir kesiğe
son geyşa da gitti
şeyla bakıyorum maziye
dün de
kalsa da dikiş izi
sırıtıp
tepemi attırıyor
makas unutuyor kimi
ölmezsem bir ümit sözde
ama geçti bor’un festivali
woodstock gündem’de
eski kayıtlara bakıyorum
jimmy esrarla sahnede
ama tırmalamıyor kulağı
üflüyor sadece
kim anıyor beni bilmem
belki hapın etkisinde
yürüyorum
yollar buz
başım kel
gözüm perde
ne zaman kliniğe gelsem
kayıp oluyorum bu evrende
akşam soğuk bir odam var
bir mum, biraz meze
bir de şarap olur mutlaka
gülümser plaktan zeki
göçerim hayallere
yakışıklı ölümdür tek arzum
şişmeden kafa, gövde
uzatırlar bir şarkıya kefeni
usulca girerim içine...
Mar 9, 2019
Mar 9, 2019 at 11:49 AM UTC
dağınık günler için
armut şarabı
iyi bir toparlayacı
iliklenmekten
imtina eden yıldızların
mozerella sohbeti altında
çileğin dudak çatlağına
iyi geldiğini anlatır
dalgakıran şarapçıları
nevi şahsına münhasır
eski aşklar
genç bir martının kanatlarında
süzülür plastik bardaklara
büyük kayalıkların
altında tur atan fümegillerin
dudakları uçuklar
iyi görünümlü, iğdiş edilmiş
aşk masalını solumaktan
her
aşkta devamlılığı olan
şeytan bir dişil
müdavim
ya da
eril bir iblis
hazır ve nazırdır
vuslatı hicranlamaya
filhakika
karşılar sabahı horoz
ses olur keşe
işte o anda
düetler ayeti giderayak
göğün kızları
aca-pella
ateş etme Joe, arabada köfte var...
Mar 30, 2019
Mar 30, 2019 at 5:43 AM UTC
arz-ı podyum
etmeyi özledim dudak kıvrımında Emma
volta atmayı
aşağı yukarı
sağdan sola, soldan gerdana
gergedan burcuna aitmiş gibi
dolaşmayı zodyak kıyısında
sallanmayı mesela terazide bi süre
düşsem de kovaya yüksünmem
düşünselliğin asil dükalığında
Yorkshire sembolik olsa da
boyunbağı sıkınca nefes alamıyor
rengarenk ölüyor insan
iki yaka arasında
Westside değil şüphesiz
Bestside şüpheliyim tren garında
oysa
eşleşmiyor mor yüzler
yanımdan gelip geçerken
mütemadiyen ümitliyim yine de
elevermek istemiyorum kendimi
o yüzden elimde eski bir mecmua
karanfil klasik olur düşüncesi işte
afili bir mendil yakamda
ama neden gelmez bu trend
zaman bozduruyor müstakbel raylara
yeni değil
kendimi kandırmak farkındayım
fakat olağan şüpheli olduğum kesin
işte bu veçhile
tüm kompartıman rehine ağzımda
ya da
bir meczubum aşktan muzdarip
delilik trend garında..
Oct 19, 2019
Oct 19, 2019 at 10:51 AM UTC