Hello Poetry
Submit your work and get some sparkles! Create free account
"endorfin" poems
waktu itu kita jalan keluar malam-malam awalnya sedikit hangat didalam ruangan yang temaram lalu kita melangkah keluar, dan dinginnya malam buat semuanya menjadi suram sepertinya angin kencang menjalar dengan kejam malam menjadi bisu, sambil berjalan pun kita berdua diam lalu kamu menunjuk-nunjuk bangunan dengan lampu-lampu dan dinding kayu sepertinya hangat disitu, kalau tidak salah kamu bilang begitu saya setuju dengan kamu saya selalu setuju dijalanan kecil kita melangkah kesitu buru-buru didalam sana udara dingin sudah tidak terasa lagi dengan hati yang riang saya pilih coklat panas dari menu yang kamu beri kata orang coklat bisa menghasilkan hormon endorfin bisa membuat hari yang sedang bermuram durja menjadi tersenyum kembali lalu saat itu coklat panas sudah ada didepan saya saya sentuh pinggiran gelasnya hangat saya minum perlahan-lahan sedikit demi sedikit, tanpa tergesa-gesa sengaja karena tidak terlalu besar ukurannya kalau cepat habis bagaimana? lama kelamaan habis, semuanya juga akan habis saya ingin gelas kosong bekas coklat panas ini tidak digubris tapi akhirnya pelayan itu datang dan mengambilnya sambil tersenyum manis kehangatan kembali terkikis dan menipis kita kembali berdiri dan keluar menelusuri malam yang dingin kembali bergelut dengan angin ingin saya bawa satu gelas coklat panas itu lagi tapi dia akan membeku seiring berjalannya waktu, mungkin tanpa suara, saya tahu kamu mendengar tanpa cahaya, saya tahu kamu melihat tanpa kata, saya tahu kamu mengerti maka, terimakasih untuk ‘coklat panas’ nya. mungkin bisa kita seduh kembali suatu saat nanti Jakarta, 27 Desember 2012 (puisi ini bukan tentang apa-apa. puisi ini tidak berarti apa-apa. puisi ini tidak ada yang mengerti selain saya dan satu orang lagi. puisi ini tentang sebuah Rahasia)
0
Feb 13, 2013
Feb 13, 2013 at 12:59 AM UTC
coklat panas
waktu itu kita jalan keluar malam-malam awalnya sedikit hangat didalam ruangan yang temaram lalu kita melangkah keluar, dan dinginnya malam buat semuanya menjadi suram sepertinya angin kencang menjalar dengan kejam malam menjadi bisu, sambil berjalan pun kita berdua diam lalu kamu menunjuk-nunjuk bangunan dengan lampu-lampu dan dinding kayu sepertinya hangat disitu, kalau tidak salah kamu bilang begitu saya setuju dengan kamu saya selalu setuju dijalanan kecil kita melangkah kesitu buru-buru didalam sana udara dingin sudah tidak terasa lagi dengan hati yang riang saya pilih coklat panas dari menu yang kamu beri kata orang coklat bisa menghasilkan hormon endorfin bisa membuat hari yang sedang bermuram durja menjadi tersenyum kembali lalu saat itu coklat panas sudah ada didepan saya saya sentuh pinggiran gelasnya hangat saya minum perlahan-lahan sedikit demi sedikit, tanpa tergesa-gesa sengaja karena tidak terlalu besar ukurannya kalau cepat habis bagaimana? lama kelamaan habis, semuanya juga akan habis saya ingin gelas kosong bekas coklat panas ini tidak digubris tapi akhirnya pelayan itu datang dan mengambilnya sambil tersenyum manis kehangatan kembali terkikis dan menipis kita kembali berdiri dan keluar menelusuri malam yang dingin kembali bergelut dengan angin ingin saya bawa satu gelas coklat panas itu lagi tapi dia akan membeku seiring berjalannya waktu, mungkin tanpa suara, saya tahu kamu mendengar tanpa cahaya, saya tahu kamu melihat tanpa kata, saya tahu kamu mengerti maka, terimakasih untuk ‘coklat panas’ nya. mungkin bisa kita seduh kembali suatu saat nanti Jakarta, 27 Desember 2012 (puisi ini bukan tentang apa-apa. puisi ini tidak berarti apa-apa. puisi ini tidak ada yang mengerti selain saya dan satu orang lagi. puisi ini tentang sebuah Rahasia)
Continue reading...
37
parfümlü tanıtımın büyüsüne ilişik birkaç fotoğraf kafi fiyat konuşmak için aşikare kaça veriyorsun? demek büyük küstahlık o nedenle yol, yordam biliyor istismara gebe aşk.. şartname kibar ve yüzüne bakılır olmalı hele de kültür mutfağı.. döktürmeli gözler söz söze gelince.. aperatif ve sıcaklar neyse de bak, bu tatlı fecii derece önem arzediyor diz dize gerilince cüzdan kalınlığında olmalı kıkırdak yapı ki incir, çuvalında fresh’liği muhafaza edebilsin bünyeye göre birkaç zaman porsche’len tabakta kadın budu köfte kimi kimi bir simit, çaya tav kimi, bütün STK’ları tarar umurundaymış gibi aşk kıçını poh pohla dur 7/21 durmadan.. ego’ya bağlanıyor şüphesiz yollar hırs ve ihtiras boklu bir kalemde aranıyor endorfin çoğu zaman işbu raddeye gelince gol değeri kazanmıyor bacak arası atılan aşk bir heykeltraş niçin aldatılır ya da bir ressam ya, bir operetse kurban veya şiir adı altında mektup yazan foseptikten farkı yok sanal kerhanelerin mirim kaç delikanlı çıkarmış bir kadını çukurdan.. ..
0
Aug 26, 2019
Aug 26, 2019 at 1:56 AM UTC
Sanal Devinimler
son sayfayı okumadan aşk romanı almayın.. ilk sayfaların heyecan ve endorfin salgıladığı doğru olmakla birlikte bir süre sonra sadece akışkanlıkla ilgili sıkıcı bir alışkanlık haline büründüğü bilimsel tespitlere dayandığından sık sık endişeye gider hatta yatıya kalırsınız ruh halinizi tahrip eden bulguların gerçekliğinde kriminal deliller sizi hayattan soğutur ve sırça bir hapishanede o romanı tekrar tekrar okur keşkelerin keşkek sütlerin kaymak tuttuğu sayfaları göz yaşıyla yıkarsınız süreğen ve olağan bu kısır döngü duygusal bir boşlukta kraliyet mensubu olarak algıladığınız bir sırtlanın sihirli sözlerine hapsedebilir kaybedecek birşeyi olmayan insanların dolçe vita ruhları birkaç mailden sonra görüntülü açılımların kapısını aralar sahte mimiklerin açık çeklerine keşideci olduğunuzda garsonyer ya da duvarları buzdan otel odalarının kapısını aralar şiirlerin etkisini doya doya yaşar hatta bir süre bu trajik sayfadan ayrılamazsınız fakat bıkkınlık duygusu suratlardan irin olup akmaya başladığında en başından hazırlanmış elveda mektupları planlı bir şekilde satır aralarına yansır son bir diyalog can havliyle kurtulmak isterken kaybedecek neyim vardı tarafı mor puantiyeli çürüklere düçar eder ve zamanla ve daha da zamanla ve günlerden bir zamanla felakete uğrattığınız insanı mumla ararsınız can vermediyseniz kalbinde bal damlıyor demektir kadersel çizginize
0
Mar 19, 2020
Mar 19, 2020 at 3:46 AM UTC
Karma
son sayfayı okumadan aşk romanı almayın.. ilk sayfaların heyecan ve endorfin salgıladığı doğru olmakla birlikte bir süre sonra sadece akışkanlıkla ilgili sıkıcı bir alışkanlık haline büründüğü bilimsel tespitlere dayandığından sık sık endişeye gider hatta yatıya kalırsınız ruh halinizi tahrip eden bulguların gerçekliğinde kriminal deliller sizi hayattan soğutur ve sırça bir hapishanede o romanı tekrar tekrar okur keşkelerin keşkek sütlerin kaymak tuttuğu sayfaları göz yaşıyla yıkarsınız süreğen ve olağan bu kısır döngü duygusal bir boşlukta kraliyet mensubu olarak algıladığınız bir sırtlanın sihirli sözlerine hapsedebilir kaybedecek birşeyi olmayan insanların dolçe vita ruhları birkaç mailden sonra görüntülü açılımların kapısını aralar sahte mimiklerin açık çeklerine keşideci olduğunuzda garsonyer ya da duvarları buzdan otel odalarının kapısını aralar şiirlerin etkisini doya doya yaşar hatta bir süre bu trajik sayfadan ayrılamazsınız fakat bıkkınlık duygusu suratlardan irin olup akmaya başladığında en başından hazırlanmış elveda mektupları planlı bir şekilde satır aralarına yansır son bir diyalog can havliyle kurtulmak isterken kaybedecek neyim vardı tarafı mor puantiyeli çürüklere düçar eder ve zamanla ve daha da zamanla ve günlerden bir zamanla felakete uğrattığınız insanı mumla ararsınız can vermediyseniz kalbinde bal damlıyor demektir kadersel çizginize
Continue reading...
64